BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK PROGRAMLARI
Sekreter sözcüğü, İngilizce’de “secret” gizli, “secreter” ise sır saklayan kişi anlamına gelmektedir. Uluslararası Profesyonel Sekreterler Birliği tarafından yapılan sekreter tanımı ise şöyledir: Büro yönetimi konusunda birikimli, doğrudan emir almadan, sorumluluk alma yeteneği gösterebilen, alınan karar ve sorumlulukları uyguladığı gibi, kendisine verilen yetki sınırları içinde kararlar verebilen, yönetim kadrosu içerisinde yeri bulunan bir büro görevlisidir. Sekreter artık yönetici yardımcısıdır, büro organizasyonunu yapan kişidir, yönetici asistanıdır. Daha önceleri daktilograf ve santral operatörleri olarak anılan sekreterler, artık bilgi teknolojisindeki gelişmelerle, bilgisayar bilen bütün büro otomasyon sistemlerini etkin kullanan kişiler olarak tanımlanmaktadır. Mesleğin tarihsel sürecine baktığımızda Osmanlı İmparatorluğu döneminde katip olarak adlandırılan sekreterler özel eğitimlerden geçmekteydi. Cumhuriyet döneminde ise sekreterlik görevini yazmanlar ve katipler üstlenmişlerdir. Sekreterliğin bir meslek olarak kabul edilmeye başlanmasıyla ilk kez 1956 yılında Amerika’dan gelen uzmanlar tarafından Ankara’da 30 kız öğrenciden oluşan 2 yıl süreli lise ve dengi okul mezunları için sekreterlik programı açılmıştır. Daha sonra program 10 ilde (İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Erzurum, Eskişehir, Malatya, Samsun ve Zonguldak) açılmıştır. Bu öğretim kurumlarının yüksek öğretim sayılmaması talebin düşmesine sebep olmuş ve 1975 yılında kapatılmıştır. 1979 yılında Sekreterlik Meslek Liseleri açılmış ve 1991-1992 yılında Anadolu Sekreterlik Meslek Liselerine dönüştürülen bu liselerde sekreterlik ve yabancı dilin önemi ortaya konulmuştur (MEB 1995 : 14). 1956 yıllarında kurulan sekreterlik okulları, 1959 yılında Ticaret Yüksek Okulu, 1965 yılında ise Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu adını almış ve öğretim süresi dört yıl olmuştur. 1982 yılında bu okul Gazi Üniversitesinin bünyesine alınmış ve Mesleki Eğitim Fakültesi Ticaret ve Turizm Eğitimi Bölümü olarak öğretime devam etmiştir. 11 Temmuz 1992 tarihinde Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi adıyla Mesleki Eğitim Fakültesi bünyesinden ayrılmıştır (www.gazi.edu.tr ). 1980-1981 yılında YAY-KUR bünyesinde Büro Yönetimi ve Sekreterlik Programları (BYS) açılmıştır. 1982 yılında ise bu bölümler üniversite bünyesine alınarak ön lisans düzeyinde eğitim vermeye başlamıştır. Günümüze gelindiğinde artık sekreterler yönetici sekreter, yönetici asistanıdır. Orta kademe ve üst kademe yönetici yardımcılığı gibi görevleri üstlenmektedirler. Sekreterlik Programları iki yıllık ön lisans düzeyinde açılmakta, öncesinde ise aynı bölümlere meslek liselerinden öğrenci yetiştirilmektedir. Ancak zamanla meslek liselerinde BYS Programlarının açılması azalmış nerde ise durma noktasına gelmiştir. Meslek liselerinde Muhasebe vb. programlara ağırlık verilmiştir. Durum böyle olunca son dönemlerde uygulamada olan MEB-YOK ortak projesi kapsamında başlatılan “Sınavsız Geçiş”le BYS Programına gelen öğrenci nerde ise yok denecek kadar azdır. Bir yada iki kişiyi geçmemekte ve ön lisans programlarına yetişmiş öğrenci değil, hiç mesleki bilgisi olmayan lise, Anadolu lisesi veya özel lise çıkışlı öğrenciler gelmektedir. Programa kayıt yaptıran öğrencilerin teknik olarak mesleki bir alt yapısı bulunmamaktadır. Hiç biri F klavye kullanımını bilmemektedir. Öğrencilerin çoğunluğu kendi deyimleriyle internete takılmak dışında bilgisayarı kullanmamaktadır. Mesleki ön bilgileri yoktur. Kulaktan duyma bilgilerle gelmişlerdir. Meslek ve uygulamasına ilişkin kafalarında soru işaretleri bulunmaktadır. Hatta yapılan araştırmalara göre nerdeyse hepsi açıkta kalmamak için bu programlara kayıt olmaktadır. 4 yılık lisans eğitimi almak istemekte ancak yeterli puan alamadıkları için fakülte eğitimi yerine açıkta kalmamak için BYS ve benzeri programları seçmektedirler. Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksek Okulu BYS Programı öğrencileri arasında yapılan öğrenci profiline yönelik bir araştırmada öğrencilerin programdan beklentileri ve sonuçları üzerine çıkarımlara gidilmiştir (Keskin, 2006). Bulgu ve sonuçlardan bazıları şöyledir: <!--[if !supportLists]-->1. <!--[endif]-->Sekreterlik mesleğinin ilk yıllardaki uygulayıcıları erkekler olsada artık bu meslek bayan mesleği haline gelmiştir. Araştırma bu oran bayanlarda %75’tir. <!--[if !supportLists]-->2. <!--[endif]-->BYS Programına “Sınavsız Geçiş” ile gelen öğrenci sayısı 5 kişidir. <!--[if !supportLists]-->3. <!--[endif]-->BYS Programına gelen öğrencilerin aslında programlarını istemeden tesadüfen tercih ettikleri görülmektedir. %92,5’i üniversite tercih formlarını doldururken son anda bu bölümü seçmeye karar vermiştir. Öğrencilerin geldikleri bölgesel dağılıma bakıldığında Denizli İli’nin de içinde bulunduğu Ege Bölgesi’nden katılım fazladır. Burada yakın bölge, yakın şehir ilişkisi izlenmektedir. %50’nin üzerinde öğrencinin program hakkında bir ön bilgisi yoktur. <!--[if !supportLists]-->4. <!--[endif]-->BYS Programı öğrencileri için temel derslerden olan bilgisayar dersine ve klavye kullanımına yönelik sorular ile öğrencilerin yüksekokula gelmeden önce bilgisayar bilgileri ölçülmeye çalışılmıştır. Öğrencilerden 49 kişi %61,3’ü bilgisayar kullandıklarını belirtmiştir. Sadece 7 kişi F klavye bildiğini, 5 kişi hem F hem Q klavye kullanabildiğini belirtmiştir. 20 kişinin kişisel bilgisayarı vardır 60 kişinin ise bilgisayarı yoktur. Ancak açık uçlu sorular incelendiğinde evet bilgisayar kullanmayı biliyorum diyenlerin çoğunluğunun bilgisayarı sadece İnternet’e bağlanmak anlamında bildiği herhangi bir paket programını detaylı olarak kullanmadığı anlaşılmıştır. F klavye biliyorum diye cevap verenler ise Meslek Lisesi çıkışlı öğrencilerdir. <!--[if !supportLists]-->5. <!--[endif]-->BYS Programlarını seçme nedenlerinden %76,3’ünün “Bir mesleğe sahip olmak için” cevabını verdiğidir. %15’i bir diplomaya sahip olmak için, erkeklerden %6,3’ü askerlikle ilgili problemlerini çözmek için yüksekokul okumak istediğini belirtmiştir. <!--[if !supportLists]-->6. <!--[endif]-->BYS Öğrencileri aslında dört yıllık bir fakülte eğitimi almak istemektedir. Ancak sınav sonucunda yerleşememe durumunda “boş kalmayalım” düşüncesiyle yüksekokulları okunabilir bulmaktadırlar. Öğrencilerin zihinlerinin bir köşesinde bu okullardan kurtulma düşüncesi vardır. Bu anlayış, bu düşünce yüksekokulların verimini düşürmektedir. <!--[if !supportLists]-->7. <!--[endif]-->BYS Programı öğrencilerinin çoğunluğu bu programdan mezun olduklarında bir mesleğe sahip olma düşüncesi içerisinde olsa da, hep başka alanlarda eğitimlerini sürdürmek istemektedirler. Sürekli Dikey Geçiş Sınavları ile ilgilenmekte ve eğitimlerinin devamında, Halkla İlişkiler, İşletme vb. programlar ilgilerini çekmektedir. <!--[if !supportLists]-->8. <!--[endif]-->BYS Programına gelen öğrencinin bilinçli ve ön yeterlik becerisini kazanabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, meslek liselerinde BYS Programlarının sayısının artırılmasına özen göstermelidir. Böylece ön lisan eğitimine gelen öğrenci bilgi sahibi ve bilinçli olarak bu programlara yönelecektir ve isteyerek bu programa devam edecektir. <!--[if !supportLists]-->9. <!--[endif]-->Meslek liselerinden gelen öğrenci sayısı arttığında, ön lisans eğitimlerindeki kalite de daha artacaktır. Öğrenciler kendilerini daha iyi ifade edebilecek ve bu sayede kendilerine olan güvenleri artacaktır. <!--[if !supportLists]-->10. <!--[endif]-->Türkiye, işsizliği önlemek, ara insan gücünü yetiştirmek, uluslar arası pazarlarda söz sahibi olmak, rekabet düzeyini artırmak gibi nedenlerle meslek yüksekokullarına önem vermelidir. Bu amaçla meslek yüksekokullarına maddi ve manevi destek artırılmalıdır. Öğrenciler bu okullardan mezun olduktan sonra iyi değerlendirilmeli ve kendilerine iş imkanları tanınmalıdır. Böylece meslek yüksekokullarına olan ilgi artacaktır. Aynı zamanda kısa sürede meslek edineceğini düşünen öğrenciler de bilinçli olarak meslek yüksekokullarına yöneleceklerdir.<!--[if !supportLists]-->11. <!--[endif]-->BYS Programı öğrencileri, mezunları ve aktif olarak çalışan kişiler dernek vb. çatılar altında toplanmalı, sürekli bilgilendirilmeleri sağlanmalı böylece, kendi alanlarında çalışabilmeleri, etkinliklerinin artırılabilmesi, yeni iş imkanları gibi kişisel destek verilmelidir. Yine ulusal ve uluslar arası kongrelerle de meslek grubu sürekli gündemde tutulmadır.



