Disiplin Olarak Ergonomi
İnsan yaratılan en güzel varlık. Dünyada yaşıyoruz ve muntazam bir şekilde her şey düzenli ve uyumlu. İnsanın fiziki olarak özel ve iş yaşamında geçirdiği vakitler, yaptığı işler, kullandığı makineler, soluduğu hava, oturduğu sandalyeler, koltuklar, gözüne hoş gözükmesini istediği perdeler, kullanışlı mutfak malzemeleri, ajandalar, kalemler, telefonlar, çantalar, kıyafetler, evimizde ve işyerimizde sıcaklık ve soğukluğu ayarlayabilen yer döşemeleri ve köpükler, desen ve model olarak milyonlarca halılar, camlar, klavyeler, bilgisayarlar bunları sayısını her zaman arttırabiliriz. Bu malzemeleri düşündüğümüzde insana uygun olarak tasarlanması gerektiğini, kullanışlılığının ve dayanıklılığının ön planda tutulmasının zorunlu olduğunu söyleyebiliriz. Fabrikalarda çalışan insanların soğuk ve sıcak havadan korunması gerekir. Bu konuda işyeri sahiplerine büyük sorumluluklar düşüyor. Yazın sıcaktan kışın soğuktan, gürültüden, oksijensizlikten korunmaları çalışanların verimliliğini arttırır. Ekonomik olmasını isterken ileriyi her zaman düşünmemiz gerekir. Bir zamanlık işler değil yapılan işler. Disiplinler arası etkileşimlerde mühendislik, mimarlık, tıp, fizyoloji, anatomi, psikoloji ve sosyolojiden yararlanarak evimizde, ofisimizde, fabrikamızda, okulumuzda, mutfağımızda her makinenin, donanımın insana uyumlaştırılmış bir şekilde ergonomik olması ve hazırlanması en ideal olan çözüm yoludur. Yaşadığımız çevrede her durumdan maksimum oranda faydalanacak şekilde tasarımlamamız gerekir. Tasarımlama insanın yeteneklerini ön planda tutması ve düşünerek en uygun olanını bulması ile mümkün olur. Her ortamı değerlendirebilmeliyiz. Ofis yaşamında hareketlerin ekonomikliği oranında tasarım ve yerleşimin planlanması verimliliğin oranını yükseltir.



