2009'a Veda Ederken

2009’un şu son günlerinde siz ne yapıyorsunuz bilmiyorum ama ben yine kendimle baş başa kalma seanslarına başlamış durumdayım. Hem genel olarak hayatımı hem de geçen yılı düşünmeye başladım bile. Biraz özel ve iş hayatımı değerlendirme, biraz da kendime özeleştiri yapabilme anlarıdır bu anlar.
Sorarım kendime: 2009 için aldığın kararların ne kadarını gerçekleştirdin? Hedeflerinin ne kadarına ulaştın? İsteklerinin ne kadarına kavuştun? Hangilerini ertesi yıla devrettin? Okunamayan kitaplar kaldı mı geride? Gidilemeyen tiyatrolar, görülemeyen şehirler, ülkeler... Ya eş, dost, akraba var mı ihmal edilen yoksa yeterince zaman ayrıldı mı sevdiklerine. Söz verdiğin gibi gitti mi kilolar? Peki ya hatalar? Daha mı az yoksa daha mı fazlaydı bu yıl? Kırdığın, incittiğin kişiler oldu mu? Komplekslerinden kurtuldun mu? Kıskançlıklarını törpüledin mi? Kendinle ve hayatla barıştın mı? ve daha bir çok soru akar gider beynimde. Hepsine cevap veririm tek tek büyük bir özenle; bir arkadaş gibi konuşurum kendimle.
Bu soruları kendime sormamın ve cevapları üzerinde düşünmemin ise tek bir nedeni var: O da “geçen zamanın ardından yapamadıklarına üzülen, keşke’lerle yaşayan biri değil yaptıklarına sevinen, “anın” tadını çıkaran, daha iyi bir insan ve daha mutlu bir ben olabilme çabası. Ve son olarak Sertap Erener’in bir şarkısıyla sonlandıralım 2009’un bu son yazısını :
Hepinizin yeni yılını kutlarım.



