Kişilik ve Zaman Yönetimi

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

Psikiyatride kişilik özelliklerine göre sınıflandırılmış kişilik profilleri ve modelleri vardır. Bu kişilik profilleri; düşünce biçimlerinden davranış kalıplarına kadar çeşitlilik göstermektedir. (Aşlan, 2006) Burada Reaktif ve Proaktif kişilik özelliklerinden bahsedeceğiz.

“Proaktif insanlar; insan olarak kendi yaşamlarımızdan sorumlu olduğumuzu kabul ederler. Davranışlarımız, koşullarımızın değil, kararlarımızın işlevidir. Yüksek düzeyde proaktif insanlar davranışlarından ötürü olayları, koşulları ya da koşullandırılmayı suçlamazlar. Doğamız gereği proaktifiz. Yaşamlarımız bir koşullandırılma ve koşullar işleviyse, bunun nedeni, bilinçli bir kararla ya da ihmal sonucu, kendi denetimimizi bu etkenlere teslim etmeyi seçmiş olmamızdır. Bu tür bir seçim yaptığımız zaman reaktif (tepkisel) oluruz. Reaktif insanlar çoğu zaman fiziksel çevrelerinden etkilenirler. Hava iyiyse onlar da kendilerini iyi hissederler. Hava iyi değilse, bu, tutumlarını ve çalışmalarını etkiler. Proaktif insanlar ise havalarını birlikte taşıyabilir. Hava açmış ya da yağmur yağmış, onlar için fark etmez. Onları gerçek değerler etkiler. Kaliteli iş çıkarmaya değer veriyorlarsa, bunun, havanın uygun olup olmamasıyla bir ilgisi yoktur (Covey, 2003, s.70).

Reaktif ve proaktif kişilik özelliklerini biraz daha detaylandıralım. “Reaktif Kişilikler” panik, güvenlik duygusunu yitirmiş, kırılgan kişiliklerdir. Çoğu zaman depresyona girerler. Başkalarının yargılarına çok fazla önem verirler. Bu kişilik profiline sahip olan bireyler, amaçlarına ulaşmakta zorluk çekerler ve gerilim yaşarlar. Ütopik ve kurgusal olarak dâimâ facîayı ve yenilgiyi düşlerler/beklerler. Örneğin, ÖSS’ye giren bir “Reaktif Öğrenci” şöyle düşünmeye başlar: “Acaba sorular nasıl! Acaba yapabilecek miyim? Ben komşulara ve akrabalara ne diyeceğim? Aman Allah’ım bildiğim şeyler de aklıma gelmiyor ”

Diğer taraftan Proaktif kişilikler ise, kendisiyle barışık ve özgüveni yerindedir. Bilgi ve entelektüel yeteneklerini sağduyularıyla birlikte kullanırlar. Kaygılarını gerçeklikle yüzleştirirler. Olaylara realist yaklaşırlar. Örneğin Proaktif kişilik profiline sahip olan öğrenciler, ÖSS’de zor sorularla ilk sayfada karşılaşsalar bile şöyle düşünürler: “ÖSS sınavlarında her zaman en az 15-20 tane kazık soru vardır. Benim kitapçığım “B” olduğu için demek ki, bu sorular baş tarafa denk gelmiş. Önemli değil! Ben yoluma devâm edeyim.” (Aşlan, 2006) Sonuç olarak proaktiflerin; zaman yönetiminde daha başarılı olacağı açıktır. Olaylara gerçekçi yaklaştıkları için karşılaşabilecek zorlukları, zorluk olarak görmez, değişimi kabul eder ve harekete geçerler. Reaktif kişiliklerin ise bu konuda sancılar yaşayacağı kesindir. Bu nedenle reaktif bir kişiliğe sahipseniz proaktif olmak için çabalamakta fayda var.

Peki bunu nasıl başaracaksınız? Şöyle ki psikologlar fiziksel hareketlerimizi değiştirerek tutumlarımızı değiştirebileceğimizi söyler. Örneğin; eğer kendinizi güldürebilirsiniz sonunda kendinizi daha güleç hissedersiniz. Kambur durmak yerine dik durursanız, kendinizi daha üstün hissedersiniz. Bu olumsuz açıdan da geçerlidir. Biraz sert kaş çatın bakın bakalım kendinizi sürekli kaşları çatık biri olarak hissetmiyor musunuz? Güven içinde düşünmek için güven içinde davranmak gerekir. Aşağıda güven–geliştirici öneriler yer almaktadır: (Schwartz, 1996, s.58-63)

En ön sırada olun: Toplantılarda, sınıfta veya diğer türden bir araya gelmelerde-önce arka sıraların dolduğu dikkatinizi çekti mi? Pek çok insan arka sırlarda oturmak için mücadele eder ve böylece “fazla dikkat çekmezler”. Fazla dikkat çekmek istememelerinin sebebi kendilerine güvenmemeleridir. Önde oturmak güven gerektirir. Bunun pratiğini yapın.

Göz teması kurun: Bir insanın gözlerini kullanış biçimi bize onun hakkında çok şey söyler. İçgüdüsel olarak gözlerini konuşurken kaçıran kişiler hakkında “ne saklamaya çalışıyor? Neden korkuyor? Bir şey mi söylemek istiyor?” şeklinde düşünürsünüz. Eğer gözlerinizi kaçırırsanız kendiniz hakkında “Korkuyorum. Güvenim yok” dersiniz. Bu korkuyu diğer insanlarla konuşurken gözlerinin içine bakarak yenin.

Yüzde 25 daha hızlı yürüyün: Psikologlar duruş ve hareket hızımızı değiştirerek tutumlarımızı da değiştirebileceğimizi söyler. İzleyin ve göreceksiniz ki vücut hareketleri beyin hareketlerinin sonucudur. Sıradan insanların yürüyüşleri de “sıradandır”. “Kendimle çok fazla gurur duymuyorum” görüntüsü verir.

Düşüncelerinizi çekinmeden söyleyin: Suskunlar genellikle şöyle düşünür: “Benim düşüncem büyük olasılıkla değersiz”. Katıldığınız her toplantıda düşüncelerinizi çekinmeden söylemeyi kural haline getirin. Yorum yapın, öneri getirin, soru sorun. Konuşan son insan olmayın.

Kocaman gülümseyin: Gülümsemenin güven açığını kapatmak için mükemmel bir ilaç olduğu söylenmiştir. Koca bir gülüş korkuyu yener, endişeyi kovar ve karamsarlığı alaşağı eder.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

  • Aşlan, Mehmet Hakan. “Reaktif misiniz Proaktif mi?” www.kisiselbasari.com, 2006.
  • Covey, Stephen R. (Çev. Gönül Suveren-Osman Deniztekin). Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı. 19.B. İstanbul: Varlık Yayınları, 2003.
  • Schwartz, David J. (Çev.Tanol Türkoğlu) Büyük Düşünmenin Büyüsü. İstanbul: Sistem Yayıncılık, 1996.

Bu Yazıyı Ekle

Facebook   
 
Giriş Formu
Her Gün İki Söz

Türkçe Sözlükten :   konut dokunulmazlığı   isim, hukuk Belli hukuki şartların dışında, kişilere ait konutlara girilememesi, arama yapılamaması ve eşyaya el konulamaması hakkı.

Yabancı Sözlükten :   amnezi    Fransızca amnésie tıp "1. Büyük sarsıntı, humma vb. yüzünden belleğin bozulması veya kaybolması biçiminde beliren ruh hastalığı, 2. Belleğin kısa bir süre durup işlememesi." anlamlarındaki bu söz için Kurumumuzca bellek yitimi karşılığı önerilmiştir.

Bir Yazım Kuralı : Kitap adları ve yazı başlıkları cümle içerisinde tırnak içine alınır: Yahya Kemal'in bazı şiirleri "Kendi Gök Kubbemiz" adı altında çıktı.(Ahmet Hamdi Tanpınar)