Dünyada ve Türkiyede Sekreterlik

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 14
ZayıfMükemmel 

Dünyada ve ülkemizde mesleğin gelişimi ve günümüzde bulunduğu nokta acaba aynı mıdır? Yoksa dünya aya bayrak dikmişken biz hala Hazerfen Çelebi ile alay etmekte miyiz? Önce dünyanın durumunu kısaca bir inceleyelim:

 

Bu meslekte İngiltere ve ABD dernekleşme ve eğitim faaliyetleri ile 19. yüzyıldan beri gerek sistemleşme gerek ise kurumsallaşma çalışmalarında birhayli yol almış. Aktif katılımlı derneklerin devlet desteği ile yürüttüğü çalışmalar ile önce lise daha sonra ise üniversite düzeyinde mesleki eğitim çalışmaları başlatılmış ve teknolojik gelişmelere ayak uyduracak şekilde sürekli güncellenmiş.

 

Bu arada Türkiye sekreterliğin meslekleşme girişimlerine çok yabancı kalmış ve ilgili çalışmaları katip /memur iş tanımı içerisinde değerlendirmiş.. Günümüzde ise dünyanın küreselleşme çalışmaları kapsamında her ne kadar meslek anlayışı ülkemize girmişse de maaselef algılama ve destekleme çalışmaları yetersiz kaldığından hala sistemleşme aşamasında. Durum böyle olunca bu mesleğe gönül vermiş kişilerin bu iş kolunda hem teknolojik gelişmeleri takip etmesi hem de dinamik bir yapıya sahip sekreterliği ülkeye yerleştirmesi varın hayal edin ne kadar zor ve sancılı geçiyor.. Bu demektir ki; evet arkadaşlar biz hala Hazerfen Çelebi ile alay ediyoruz..

 

Bu durumda biz bayrağımızı aya nasıl dikeceğiz? Öncelikle kısa bir durum incelemesi yaparsak şu ortaya çıkıyor: Devlet herşeyden önce üzerine düşen görevi fazlası ile yapmış. Sekreterlik bir meslektir demiş ve meslek liseleri ve yüksekokulları aracılığı ile uzman mesleki eleman yetiştirmiş. Bununla da kalmamış kendine bağlı işletmelerde istihdam yapmış ve bu meslek mensuplarının sürekli eğitimini finanse etmiş ve her anlamda desteklemiş. Bu yetişmiş elemanlar da aslında sadece mesleği icra etmek ile kalmamış ama aynı zamanda ülkede meslek bilincinin oturması için çalışmalarını kendi çevrelerinde sürdürmüş. Kenarda durup onlara baktığımda her birini madalya ile ödüllendirilmesi gereken gazi askerler gibi görüyorum.

 

O halde neden hala meslek bilinci bu ülkede oturtulamıyor? dersek karşımıza sürekli değişen ekonomik politikalar ve ülkenin sosya-ekonomik alt yapısı çıkıyor. Bir yanda sanayileşme devrimini zamanında yakalayamamış bir ülke, bir yandan özel girişimler ile kurulan şirketler ve bu şirketlerin büyüme sırasında yaşadıkları sistemleşme sorunları ve diğer taraftan bilgi ve kültür altyapısı yetersiz kalan yönetici ve çalışanlar mevcut sorunların asıl kaynağını oluştuyor..

 

Peki bu olumsuzlukları aşarak mesleğin sisteme entegrasyonunu nasıl sağlayacağız?

 

Herşeyden önce gazi askerlerimiz cephelerinde savaşı sürdürecekler. Diğer yandan sivil toplum örgütlenmesi şart. Yani herşeyden önce dernekleşmeler yoğunluk kazanmalı. Sekreterliğin her branşından ve ülkenin dört bir yanından bölgesel dernekler ve bu derneklerden oluşturulacak federasyonlar şart. Bu federasyonların mutlaka ama mutlaka yurt dışındaki dernek ve federasyonlarla kültürel iletişim sağlamalı. Ülke genelinde faaliyet gösterecek dernek ve federasyonlar ise mutlaka eğitim ve kültürel iş birliği içerisinde olmalı. Bu işbirliği sadece dernekler arası değil eğitim bakanlığı ve bağlı lise ve üniversiteler ile koordineli yürütülmeli..Biz aya bayrağımızı dikebilecek miyiz? Evet bir gün mutlaka ve o gün çok yakınJ

 

Sevda Kasap

 

Bu Yazıyı Ekle

Facebook   
 
Giriş Formu
Her Gün İki Söz

Türkçe Sözlükten :   konut dokunulmazlığı   isim, hukuk Belli hukuki şartların dışında, kişilere ait konutlara girilememesi, arama yapılamaması ve eşyaya el konulamaması hakkı.

Yabancı Sözlükten :   amnezi    Fransızca amnésie tıp "1. Büyük sarsıntı, humma vb. yüzünden belleğin bozulması veya kaybolması biçiminde beliren ruh hastalığı, 2. Belleğin kısa bir süre durup işlememesi." anlamlarındaki bu söz için Kurumumuzca bellek yitimi karşılığı önerilmiştir.

Bir Yazım Kuralı : Kitap adları ve yazı başlıkları cümle içerisinde tırnak içine alınır: Yahya Kemal'in bazı şiirleri "Kendi Gök Kubbemiz" adı altında çıktı.(Ahmet Hamdi Tanpınar)