DEĞİŞTİRMEK Mİ, GELİŞTİRMEK Mİ?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 

Bir şey hem yanlış, hem de doğru olamaz. Doğruları ortaya koymak ve onların sürekliliğini sağlamak gerekir. Bu, doğrudan doğruya “ahlâk” kavramını hatırlatır bize. Doğruları ortaya koymak akıl ve muhakeme işidir. Pilav yaparken işin doğrusu; ayıklanmış pirinci duru suyu çıkıncaya kadar 7-8 kere yıkamak ise, o iş öyle yapılmalıdır. “ben iki kere yıkadım oldu” demekle olmaz.

 

İnsanoğlu hayatta kalma mücadelesi verirken, etrafındaki fiziki, kimyevi, biyolojik etkileri ölçmeye ve onlardan yarar elde etmeye baktı. Giderek felsefi ve psikolojik olayları ortaya koydu. Bütün bu alanların ortak paydası vardı: Kurallar.

 

Tekerleğin “tekerlek” olabilmesinin bir kuralı vardı ve o kural hiç değişmedi.

 

 

Ahlâk kurallar bütünüdür ve onlar değiştirilemez.

 

 

Biz nerede hata yaptık diye sorduğumuzda, toplumsal hayatın her alanında hep “değiştirme” üzerine eylemler yapıldığını görürüz. Var olanı korumaya ve geliştirmeye dayalı bir felsefe oturtulmadı. Örfler ve toplumun saygıya dayalı değerleri tahrip edildi ve hâlâ da ediliyor. Dilde var olan ve anlamının yeni gelen nesillere öğretilmesi gereken değer yüklü kelimeleri yok edildi. Dilimize konsept, jenerasyon, trend gibi kelimelerin elini kolunu sallayarak girmesi; öte yandan “iz’an, idrak, rabıta, izzeti nefis” gibi anlayışa ve anlama dayalı kelimelerin bugünün gençleri tarafından bilinmemesinin sorumlusu hiç aranmadı. Eğitim sistemleri ve yöntemleri sürekli değiştirildi. Otuz yıl öncesindeki neslin kitaplarında var olan; “Hayatta sportmen ruhlu olmak gerekir” gibi bilgileri o kitaplardan kimler ve niçin çıkardı, bilinmiyor. Yabancı kültür ögelerine kapılarınızı ardına kadar açtığınızda, öte yandan kendi kültürünüzün ışığını elbirliğiyle söndürmeye çalıştığınızda, kimliğinizin zayi olduğunu görürsünüz ve o artık hükümsüzdür!

 

 

Köklü bir kültüre sahip, güzel bir ülkenin vârisleri olarak üzerimize düşen görevler olduğu kanısındayız. Bu görevler kendi örf, âdet ve geleneklerinin günümüze ışık tutacak, insanlığın ihtiyacı olan güzel kavramları yeniden gün ışığına çıkartacak çalışmalar yapmak. Diğer bir ifadeyle; beyin bağımlı yaşamamak. Herkes kendi çapında ve kendi mesleki alanında her şeyi kurallarına göre yapmaya çalıştığında inanın toplum çok güzel olacak...

 

 

Medeniyet dolu tarihimizden alacağımız destek ve bilinçle, kendi beyin ürünlerimizi üretmek... Var olanlar özenle korunmalı, yeni ve çağdaş atılımlar yapan, Türkün gücünü, aklını, bilimini, insanlığını, çalışkanlığını ortaya koyan, ya da koyacak olanlara kapı açmalıyız. Bunu yapacak olanların yolları açık olsun.

 

 

Sevgiyle...

 

 

 

GÜLBİN GÖRAL

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

Bu Yazıyı Ekle

Facebook   
 

Yazarımızın Diğer Yazıları

Giriş Formu
Her Gün İki Söz

Türkçe Sözlükten :   konut dokunulmazlığı   isim, hukuk Belli hukuki şartların dışında, kişilere ait konutlara girilememesi, arama yapılamaması ve eşyaya el konulamaması hakkı.

Yabancı Sözlükten :   amnezi    Fransızca amnésie tıp "1. Büyük sarsıntı, humma vb. yüzünden belleğin bozulması veya kaybolması biçiminde beliren ruh hastalığı, 2. Belleğin kısa bir süre durup işlememesi." anlamlarındaki bu söz için Kurumumuzca bellek yitimi karşılığı önerilmiştir.

Bir Yazım Kuralı : Kitap adları ve yazı başlıkları cümle içerisinde tırnak içine alınır: Yahya Kemal'in bazı şiirleri "Kendi Gök Kubbemiz" adı altında çıktı.(Ahmet Hamdi Tanpınar)