HEMŞİRE TIBBİ SEKRETER MİDİR?
Merhabalar, Öncelikle bu kadar uzun bir ara vermek zorunda kaldığım için sizlerden af diliyorum. Bu gecikme tamamen çok yoğun bir çalışma dönemi geçirmemden kaynaklanıyor. Bu nedenle öncelikle bu dönemde neler yaptığımdan bahsedeyim size. Sizlerle görüşemediğimiz sürede, Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve ANKÜSEM (Ankara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi) işbirliğiyle “Tıbbi Sekreterlik Sertifikalı Eğitim Prorgramı 1-2”yi gerçekleştirdik. Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve ANKÜZEM (Ankara Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi) işbirliğiyle Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Uzaktan Önlisans Eğitim Programının 2009-2010 Eğitim döneminde açılabilmesi için gerekli hazırlıkları yürüttük. Her iki çalışmamız da oldukça başarılı geçti. Sertifikalı Eğitim Programlarımız ile 12 kişi tıbbi sekreter sertifikası almaya hak kazandı. Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Uzaktan Önlisans Eğitim Programımız YÖK genel kurulundan geçti ve programımız 2009-2010 eğitim öğretim döneminde 200 öğrenci kontenjanı ile bu yılki ÖSS tercih kılavuzunda yer alacak ve öğrenci almaya başlayacağız. Bunun dışında yaklaşık 1 yıldır öğrenci alamadığımız Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik, Tıbbi Laboratuar ve Anestezi Programlarımız da tekrar açıldı ve 2009-2010 ÖSS kılavuzunda yer alacak ve tekrar öğrencilerimize kavuşacağız. Ülkemiz ve özellikle sağlık sektörü için önemli olan bu gelişmeler hepimizi sevindirdi. Bu gelişmeler takdir edersiniz ki oldukça yoğun bir dönem geçirmemize sebep oldu. Ama bu yoğun dönemde yaşadığımız yorgunluğumuz elde ettiğimiz sonuçlarla tatlı bir yorgunluğa dönüştü. Bu gelişmelerin dışında doktora tezim, uzaktan eğitim ders materyallerinin hazırlanması, Dikimevi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dergisinin hazırlanması ve okuldaki görev ve sorumluluklarım da yazılarımı yazmamda önemli engeller oluşturdu. Umarım bundan sonra böyle uzun ayrılıklar yaşamayız. Bu yazımda sizlere tıbbi sekreterlik mesleğinin sıklıkla iş tanımı açısından karşı karşıya geldiği bir meslek olan hemşirelik mesleği ve tıbbi sekreterlik görev karmaşasından bahsetmek istiyorum. Tam ve düzenli hasta dosyası, iyi bir hasta bakımının yazılı ifadesidir. Eksik ve düzensiz bir hasta dosyası ise, hiç şüphesiz başarılı bir sonuca ulaşmayı engeller. Hasta dosyası ilk defa polikliniklerde tıbbi sekreterler tarafından açılır ve hastanın özellikle kimlik bilgilerine ilişkin bilgiler bu görevlilerce doldurulur. Hasta dosyalarının niceliksel analizleri de tıbbi sekreterler tarafından yapılmaktadır. Günümüzde tıbbi kayıtları tutacak, arşivleyecek ve son kullanıcının hizmetine sunacak kişilerde, özel beceri ve yetenekleri geliştiren eğitim almış olma şartı aranmaktadır. Bu eğitimi almamış kişilerce tutulan kayıtlar, Dünya Sağlık Örgütünce güvenilirliği olmadığı için geçerli sayılmamaktadır. Tıbbi sekreterler poliklinikler dışında sağlık kuruluşlarının servis sekreterlikleri, arşiv, istatistik, hasta kabul, taburcu, acil servis, sağlık ocakları, acil sağlık hizmetleri, laboratuvar, ameliyathane, diş üniteleri gibi birimlerde de çalışabilmektedir. Tıbbi sekreterlerin sağlık ocaklarında önemli görevleri vardır. Hekim, sağlık memuru, halk sağlığı hemşiresi, köy ebeleri ve şoförlerin verdikleri istatistik bilgileri inceleyip gerekli çizelgeleri düzenlerler. Ayrıca araç- gereç, ilaç ve para hesaplarını da tıbbi sekreterler tutar. Yanlış sağlık politikaları nedeniyle, tıbbi sekreter tarafından yürütülmesi gereken tıbbi dokümanlar, yazılım ve istatistik çalışmaları ne yazık ki halen pek çok hastanemizde hemşireler tarafından yürütülmektedir. Oysaki hemşireler hastalarına daha iyi bakmak ve sağlık ekibi içindeki asli görevlerini yerine getirmek amacıyla eğitim almaktadır. Ülkemizde giderek artan yüksekokul mezunu hemşireler, tıbbi sekreterlerin bu görevleri üstlenmesi ile gerçek görevlerine odaklanıp, daha verimli hizmet verebilecektir. Görev alanının genişliğine rağmen tıbbi sekreterler yerine ebe/hemşire veya bu konuda herhangi bir eğitim almamış lise mezunu kişilerin çalıştırılması tercih edilmektedir. Ülkemizde sağlık hizmetleri meslek yüksekokulları bünyesinde Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümü adıyla sağlık kuruluşlarında görev almak üzere tıbbi sekreter ve dokümanterler yetiştirilmektedir. Eğitim konusunda sorunlar aşılmış, ancak özellikle resmi sağlık kuruluşlarında görev alacak tıbbi sekreter kadro sorununa bir çözüm bulunamadığı için yanlış istihdam politikaları uygulanmaktadır. Ülkemizde özellikle kamu kesiminde görev yapan hemşireler kurumlarında hemşirelik hizmetleri yanında tıbbi sekreter olarak da çalışmaktadır. Bu konuda ciddi araştırma eksikliği olmasına karşın uygulamadaki gözlemlerimiz hemşirelerin pek çok sekreterlik faaliyelerinden sorumlu tutulduklarını göstermektedir. Aynı zamanda bu konuda 1 Mart–22 Nisan 2004 tarihleri arasında yaptığımız araştırma* bu gerçeği bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Araştırmada Zonguldak il merkezinde Sağlık Bakanlığı’na bağlı birinci basamak sağlık hizmetleri sunan birimlerin ve Devlet Hastanesi’nin çeşitli birimlerinde çalışan 144 hemşire ve ebeye uygulanan anket formu ile tıbbi sekreterin görevi olup ancak hemşire ve ebelerinde yapmakta olduğu işler tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında yer alan kurumlarda çalışan ebe/hemşirelerin hemen hemen tamamının özellikle poliklinik hizmetleri sırasında protokol kayıtlarını tuttuğu ve sevk evraklarını kontrol ettiği tespit edilmiştir. Oysaki kamu kurumu olan bu kurumların hasta potansiyeli göz önünde tutulduğunda sadece protokol kayıtlarını tutmaları bile bir ebe/hemşirenin mesaisinde önemli bir kayba sebep olacağı düşünülmektedir. Hasta bakımı ve sağlığın geliştirilmesi için harcanacak insan gücü, enerji, zaman ve bilginin sekreterlik işleri ile yanlış kullanılmaması, bu işler için uygun eğitim almış tıbbi sekreterlerin görevlendirilmesi, en azından yetersiz olan ebe/hemşire sayısının etkin kullanılmasına yardımcı olacaktır. Çalışan memnuniyeti açısından bakıldığında da eğitimini almadıkları bir işi yapan ebe/hemşirelerin işlerinden doyum alamayacakları düşünülmektedir. Tıbbi sekreterlerin çalışma şartlarını belirleyen tek mevzuat 1982 tarihinde yayınlanan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’dir. Bu yönetmelik günümüz gelişmelerine uygun düzenlenmediği için halen ülkemizde uygulanmakta olan yüksek öğretim ile yetişen tıbbi sekreterler ancak sağlık meslek lisesi mezunu ise Sağlık Bakanlığı’nda kadro bulabilmektedir. Bu uygulamanın düzeltilebilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin acilen yapılması gerekmektedir. Sağlık insan gücü istihdam politikalarının acilen gözden geçirilmesi ve her iş için o işin eğitimini almış personel çalıştırılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle… (*) Şenel Tekin P., (2008) “Hemşire Tıbbi Sekreter midir?”, Dikimevi Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu Dergisi, Cilt 7, Sayı 2, Haziran 2008



