HAYATINIZIN KONTROLÜ KİMDE?
“Hayatımın kontrolünü elimden kaçırdım” dediğiniz anlar oldu mu? Benim bazen “kızım, kontrolü kaçırdın!” dediğim zamanlar olmuştur. Aslında burada söylemek istediğim: “Hayatımı oluşturan olayları artık kontrol edemiyorum. Olaylara tepki gösteriyorum. Yapmam gereken şeyleri ya başkaları söylediğinde ya da zamanı geçtikten sonra yapıyorum”. Kontrolün elinizde olmaması korkunç bir duygudur. (Smith, 1998, s.24) Bundan iki ya da üç yıl önce televizyonda beğendiğim bir araba reklamı vardı. Havaalanında bir kadın, sevgilisini uğurluyor. Ayrılmak üzereyken erkek kadına emri vaki bir şekilde evlenme teklifi ediyor ve uçağa biniyor. Erkek gökyüzündeyken pencereden aşağıya bakıyor ve kadının arabasıyla (toprak zemine) yazdığı cevabı okuyor. “No” yani “Hayır” ve reklam şu şekilde bitiyor: “Hayat sizin. Kontrolü kimin?”. Hayatınızın kontrolü kim de? Eşinizde mi, sevgilinizde mi, babanız da mı yoksa en sevdiğiniz arkadaşınızda mı? Umarım cevabınız “hiçbiridir”. Bazı olaylar tam anlamıyla kontrol gücümüzün dışında olmakla birlikte, nedense bunları kontrol edebileceğimizi kafamıza koymuşuzdur. Bir seminerde kontrol edemeyeceğimiz bir şeye örnek verilmesi istendiğinde izleyicilerden bir erkek “karım” şeklinde karşılık veriyor. Doğru bir cevap çünkü başka insanları ya da onların yaptıklarını kontrol edemezsiniz. Sadece onların davranışlarını etkileyebilirsiniz ancak kontrol edemezsiniz. Hayatı başka biri veya başka bir şey kontrol ettiğinde ya mutsuz ya da üretken değilizdir ve bunun sonucunda kendimizi huzurlu hissetmeyiz. İnsanlar kendi hayatlarını kontrol edemediklerini hissettiklerinde, huzur, üretkenlik ve mutluluğu elde etmeleri de çok zor olmaktadır. (Smith, 1998, s.30) Kontrolünüzde olan olaylar; sabah işe giderken seçtiğiniz kıyafetten, saç modeliniz ve rengine, iş dışı zamanlarınızı geçirme biçiminize, okuduğunuz kitap, dinlediğiniz müzik türüne, giysilerinizin rengi ve tarzına, hobilerinize ayırdığınız zamana kadar pek çok şeyi kapsar. Kontrolü ele almak ve doğrusunu yapmak için sahip olduğunuz fırsatlara bir bakın! Kontrolünüz altında olan olayları yaşamak büyük bir zevktir ve bu zevki kimsenin yaşamasına bırakmayın. Siz yaşayın. Ancak bu konuda etrafımızdaki özellikle evli çiftlere baktığımızda, eşlerden birinin diğerini sürekli kontrol altına aldığını görebiliriz. Özellikle ekonomik olarak güçlü, eğitim seviyesi yüksek bayanların bile “kocam izin vermez” anlayışıyla bazen saç rengi, biçimi, kıyafet tarzı kadar küçük ve önemsiz şeylerin bile kararını eşlerine bırakmalarına şaşırıyorum. Çok sevdiğim bir yazar olan Duygu Asena’nın sevdiğim bir sözü var: “Çaresizlik insanın beynindedir. Ne paradadır ne de pulda” demişti bir yazısında. Defalarca aldatılmasına rağmen sessiz ve tepkisiz kalan kadınlara söylemişti bu sözü. Kontrolünüzde olan istemediğiniz hayatı yaşamama hakkını kullanmamak çaresizlik değil de nedir ? Hayatınızda ki olayların birçoğunu kontrol edebilirsiniz. Unutmayın bu gücü eşinize, sevgilinize ya da bir arkadaşınıza verdiğinizde onlar seve seve bunu kabul edeceklerdir.



