AYNA AYNA
Küçük yılgınlıklar, bıkkınlıklar ve de güçsüzlükler. Kurtulmanın zor
olduğunu düşündüğünüz bu çaresiz anlarda aynaya bakmanın ne derece önemli olduğunu biliyor muydunuz? Aynaya bakın ve kurtulun! Bilmeyenlere anlatalım, bilenlere de Simurg'u bir kez daha hatırlatalım istedik....
SİMURG
Kuşlar ülkesinde çok büyük bir karışıklık hüküm sürmektedir. Bunun nedenini bir padişahları olmamasına bağlayan kuşlar kendilerine güçlü bir padişah seçmeye karar verirler. Bunun üzerine söz alan Hüthüt ismindeki bilge kuş, aslında kendilerinin Simurg isminde bir padişahları olduğunu ve kendisinin gizemli Kaf Dağı'nın zirvesinde yaşadığını söyler. Simurg'dan hiçbir kuşun haberinin olmadığını ama aslında onun "bize bizden yakın, bizimse uzak" olduğunu anlatır. Bunun üzerine kuşlar Hüthüt'ün peşine takılarak Simurg'u bulmak üzere yola çıkarlar.
Ancak yol çok uzun ve menzil uzak olduğundan; kuşlar yorulup hastalanırlar. Hepsi de, Simurg'u görmek istemelerine rağmen, Hüthüt'ün yanına varınca "kendilerince geçerli çeşitli mazeretler söylemeye" başlarlar. Çünkü, kuşların gönüllerinde yatan hedefleri basitlik düzeyindedir. Örnek olarak, bülbülün isteği gül; dudu kuşunun arzuladığı abıhayat (canlılık); tavuskuşunun amacı cennet; kazın mazereti su; kekliğin aradığı mücevher; hümânın nefsi kibir ve gurur; doğanın sevdası mevki ve iktidar; puhu kuşunun aradığı viranelerdeki define; kuyruksalanın mazereti zaafiyeti dolayısıyla aradığı kuyudaki Yûsuf; bütün diğerlerinin de başka başka özür ve bahanelerdir. Yolda hastalanan veya bitkin düşen kuşlar bunlar gibi çeşitli bahaneler, mazeretler ileri sürerler. Bunların arasında, servet istekleri, ayrıldığı köşkünü özlemesi, geride bıraktığı sevgilisinin hasretine dayanamamak, ölüm korkusu, ümitsizlik, şeriat korkusu, pislik endişesi, himmet, vefa, küskünlük, kibir, ferahlık arzusu, kararsızlık, hediye götürmek dileği gibi hususlarla; bir kuşun sorduğu "daha ne kadar yol gidileceği" sorusu vardır. Bu soruların hepsine tatminkar cevaplar veren Hüthüt, önlerinde aşmaları gereken daha yedi vadi olduğunu söyler. Bu vadiler İstek, Aşk, Yetenek, Eldekiyle Yetinme, Tek Olma, Şaşkınlık ve Yokluk vadileridir.
Bu vadilerden geçerken pekçok kuş daha isteklerine yenik düştükleri, peşinden gidecekleri başka aşklar buldukları, ellerindekiyle yetinmek istedikleri, gruptan ayrı tek başına davranmak istedikleri, şaşkınlıktan ne
yapacaklarını bilemedikleri veya yokluğa dayanamadıkları için gruptan
ayrılırlar. Sonunda kala kala yorgunluktan bitap düşmüş otuz kuş kalırlar. Ancak Kaf Dağı hala çok uzakta ve ulaşılmaz gözükmektedir. Yine de son bir gayretle yola koyulan otuz kuş, sonunda Kaf Dağ'na varırlar. Simurg'un makamına ulaştıklarında ortada aynalarla dolu bir odadan başka hiçbirşey yoktur. Aynalarda kendilerini gördüklerinde şaşakalırlar. Hüthüt'e dönüp de "Nerede Simurg" diye soracakları anda, kendilerinin her birinin o güçlü, zengin ve büyük Simurg olduğunu anlarlar. Hüthüt, "Aynalara iyi bakın" derken, hepsi ülkelerindeki karışıklığı gidermeye kendi güçlerinin yeteceğini çoktan farketmiştir. Aradıkları güç, kendi içlerinde vardır.
Not: Farsça Si=Otuz ve Murg=Kuş kelimelerinden türetilen Simurg, kişinin başarıyı, mutluluğu. huzuru arama yolunda yoluna çıkan engelleri yenebildiği düzeyde amacına ulaşabildiğini anlatır.
Hilal Köylü



