Stresi işle yenin..

Prof. İbrahim Balcıoğlu: Stresi işle yenin, başarının ilk şartı meşguliyet
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu, insanların büyük bir stres altında olduğunu belirterek, "Stres konusunda her insanın bilgi sahibi olması gerekir. Stresle mücadelenin ilk şartı meşguliyettir" diye konuştu. TGRT HABER TV'de canlı olarak yayınlanan "Çerçeve'den Yansımalar" programında Türkiye Gazetesi Genel Yayın Müdürü Fuat Bol ile Gazeteci - Yazar İsmail Kapan'ın bu haftaki konuğu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu oldu. Prof. Balcıoğlu, stres, sebepleri ve tedavisi ile şiddetle mücadele gibi konuların ele alındığı programda, Bol ile Kapan'ın sorularını cevaplandırdı.
Bütün Vücudu Etkiler
Prof. Balcıoğlu, toplumda giderek yaygınlaşan stresi değerlendirirken, stresin hemen herkesi ilgilendiren bir boyutu olduğunu söyledi. Stresin bütün vücudu etkilediğini ifade eden Prof. Balcıoğlu, "Stres, insanı ruhsal, bedensel ve toplumsal olarak etkileyen, hastalıkları başlatan bir faktördür. Öncelikle beyindeki sinir hücrelerini etkiler. Uykusuzluk ve gerginlik biçiminde kendisini belli eder. Eğer insanı mağdur edecek seviyeye çıkmışsa o zaman kişinin tedaviye ihtiyacı vardır" dedi. Stresin çeşitli organları olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu, "Sanayileşmenin olduğu yerde stressiz bir hayat olamaz. İnsanımız bugünkü şartlar altında çok büyük bir stres altında. Bu geçmişten beri süregelen bir durum. Sürekli savaşan toplumun insanları bir gerginlik içindedir. Buna bir de hastalıkları, göçü ve fakirliği eklerseniz, toplumumuzun sürekli gerginlik, stres içinde olduğunu söyleyebiliriz" dedi.
Herkes Bilgilenmeli
Depremlerin insanların ruh sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ifade eden Prof. Balcıoğlu, "1999'daki Körfez depreminde, bütün Türk halkı büyük bir özveriyle bölgeye yardım etti. Bu çerçevede Türk tıbbı büyük bir özveriyle çalıştı ve deprem sonrası ruhsal travmalar önlendi" dedi. Halkın gerek kendinden kaynaklanan ve gerekse çevre şartları sebebiyle büyük bir gerginlik içinde olduğunu belirten Prof. Balcıoğlu, "Bu konuda her kişinin stres konusunda bilgi sahibi olması gerekir" diye konuştu.
Egzersiz Çok Faydalı
Stresle başa çıkmak için öncelikle sebeplerinin bilinmesi gerektiğini ifade eden Prof. Balcıoğlu, "Stresten korunmanın ilk şartı meşguliyettir. İnsanların işinin dışında bir meşguliyetinin olması gerekir. O zaman insanlar zihinlerini meşgul eden düşüncelerden uzak kalır. Bu konuda spor çok önemlidir" dedi. Prof. Balcıoğlu, sporun insan üzerindeki etkileri konusunda şunları söyledi: "Kalp hekimleri, hastalarına ameliyattan sonra hareketi tavsiye eder. Bunun ağrılara rağmen yapılması istenir. Bu diğer branşlar için de böyledir. Bir hocamın tespitini söyleyeyim; spor yapanlarda ani ölüm oranı 200 bin kişide birdir, spor yapmayanlarda ise bu oran 15 binde birdir. Tansiyon hastalarında sporun çok büyük bir faydası olduğu bilinmektedir. Şeker hastalarının hayatlarının daha kaliteli olmasında sporun faydasının olduğu da bilinmektedir" şeklinde konuştu.
Terleyene Kadar Spor
Öldürücü darbesi olmayan, bireysel yönü ağır basan spor dallarının tavsiye edildiğini belirten Prof. Balcıoğlu, "Sporun psikolojik yönü çok önemlidir. Uykuyu düzenler ve sükunet sağlar. Ancak spor, terleyecek düzeyde yapılmalıdır. Bazıları günlük telaşın hareketli geçtiğini söylüyor, bu yeterli değil, kişi terleyecek seviyede hareketlilik içinde olmalıdır. Depresyonun da çeşitli belirtileri olduğunu belirten Prof. Balcıoğlu, "Depresyon tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Kişi ilacını alacak, spor yapacak ve moral gücü ile iyileşecek" dedi.
Tahriklerden, Bilgi İle Kaçalım
Prof. Dr. Balcıoğlu, stres içindeki profesyonel sporcularla ilgili olarak da, "Bu stresi aşmış, bir şiddet durumudur. Bu başlı başına bir konudur. Sporun maksadıyla bağdaşmaz. Biz bunu sağlık merkezli olarak ele aldığımızda, şiddet uygulayan insanların sağlık problemleri üzerinde dururuz. İnsanlar, bazı bedensel hastalıkları sebebiyle gergin ve saldırgan olabilir. Bunun için kişinin muayenesiyle birlikte gerekli tetkiklerin yapılması istenir" diye konuştu.
Şiddetsiz Çözümler
Bağımlılığın her türlüsünün tehlikeli olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu, "Bağlı olacağız, ancak bağımlı olmayacağız. Bireyselleşeceğiz. Eğer taraftarlık, bağımlılık haline geldiyse tehlikelidir. Elbette herkes kendi takımını tutacak, ancak iyiyi, iyi oyunu tasvip etmeliyiz. Bu da bireysel olmakla mümkündür. Bir insan, bir takıma bağımlı olmuşsa ve rakiplerini 'öteki' olarak görürse o zaman o insanın tedaviye ihtiyacı vardır. Bu konudaki tedavide ise insanların bilgilendirilmesi gerekir. Biz toplum olarak birçok problemi şiddetle, dayakla çözmeyi alışkanlık haline getirmişiz. Bunun böyle olmadığını insanlarımıza anlatmamız, öğretmemiz gerekir. Bu her alanda olduğu gibi sporda da böyledir. Şiddeti değil, bilgiyi ön plana alan bir tutum sergilemeliyiz. Bunu özellikle gençlerimize karşı titizlikle uygulamalıyız. Toplumda tahrik her zaman olur, tahrikten de bilgiyle kaçınabiliriz. Ayrıca sporu doping ve benzeri durumlardan uzak, ahlaki sınırlar içinde yapmalıyız" dedi.
Gençler Tehdid Altında
Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu ergenlik yaşında görülen problemlerle ilgili olarak, İngiltere'de yapılan bir araştırmayı örnek gösterdi. Balcıoğlu, "İngiliz olmayanlar arasındaki suç işleme oranı en fazla Türkler arasında çıkmış. Şu anda övündüğümüz genç bir nüfusumuz var. Ancak bu genç nüfusun uyuşturucu kullanımı çok önemli, çok ciddi bir konu. Bu dönemde kazanılan bir alışkanlık ömür boyu sürer. Bir çocuk sigaraya alışırsa onu sürdürür, spora yönlendirilirse sporu sürdürür. Bu dönemdeki gençler alıngan bir yapıda olacağı için, terör ve benzeri örgütler bu yaşları seçer. Bu dönemde intihar da ön plana çıkar. En önemlisi, bu dönemde gençler birisini kendilerine örnek seçer. Eğer siz burada eğitime ağırlık vererek iyi bir örneğe yönlendirirseniz genç onu takip eder. Bu mümkün olmazsa, topluma zarar veren belli anlayışları örnek seçer ve örnek aldığı kişinin sahip olduğu özellikleri sergiler. Ergenlik döneminde, gençlere toplumun her kesiminin yardımcı olması gerekir. Bu gençlerin enerjilerinden istifade etmeliyiz. Genç nesil uyuşturucu ve sigaranın tehdidi altındadır ve bu konuda toplumun her kesimine görev düşmektedir. Çünkü bu durum toplumumuzu tehdit eden bir boyuta gelmiştir" şeklinde konuştu.
Göç Meselesi
Prof. Balcıoğlu, göç ve getirdiği meselelerle ilgili olarak da şunları söyledi: "Göç önemli bir dert. Şu anda veremde bir patlama yaşanıyor ve bunun en önemli sebebi göç. Ayrıca şehirde oturmakla şehirli olmak aynı şey değildir. Göçün çeşitli boyutları var, ancak sağlık yönüyle göçün insanın bedensel ve ruhsal sağlığını tehdit ettiğini söyleyebilirim. Yaşanan kapkaç ve benzeri olayları yapanlar bu ülkenin insanları. Bu insanları araştırdığınızda her açıdan desteğe ihtiyacı olduğunu, çoğunun sağlığının bozuk olduğunu görürsünüz. Dolayısıyla toplum olarak herkesin, özellikle sivil toplum örgütlerinin bu tür insanlara yardımcı olması, eğitilmeleri konusunda çalışmaları gerekir."
Kaynak:www.netgazete.com



