İşten çıkarılma ve çocuklar
Yaşanan ekonomik krizler birçok ailenin işten çıkarılma stresiyle mücadele etmek zorunda kalmasına neden oldu. Ailelerin karşılaştığı bu stres yalnızca anne-babaları değil çocukları da önemli ölçüde etkileyen bir sorundur.
Yaşanan ekonomik krizler birçok ailenin işten çıkarılma stresiyle mücadele etmek zorunda kalmasına neden oldu. Ailelerin karşılaştığı bu stres yalnızca anne-babaları değil çocukları da önemli ölçüde etkileyen bir sorundur.
Anne-babanın yaşadığı belirsizlik ve gerilim çocuk açısından da gerilim kaynağı olabilmektedir. Ancak çocukların geriliminin kaynağı işten çıkarmalar değil, anne-babaların bu duruma verdiği tepkidir. Anne-baba duruma “önemli” damgasını vurana kadar çocuklar bu tür durumları nasıl yorumlayacaklarını çok da bilemezler.
Özellikle küçük çocuklar işten çıkarmanın anlamını idrak edemez ve sadece anne-babanın kendi acil ihtiyaçlarını karşılamaya devam edip etmeyeceğini bilme ihtiyacı duyarlar. Yemeklerim gene hazırlanacak mı, beni kreşten zamanında alacaklar mı, uykudan önce kitap okumaya devam edecekler mi, gibi soruların cevabını bilmek isterler.
Eğer bu soruların cevabının olumlu olduğunu görürlerse rahatlarlar ve hatta anne ya da babadan birinin evde daha fazla zaman geçirmeye başlamasından dolayı mutluluk dahi duyarlar.
Öte yandan büyük çocuklar durumu daha iyi kavrarlar ve çeşitli duygular yaşarlar. Bir sorumluluk duygusu hissederek aileye daha fazla yardımcı olmaya çalışabilirler. Bazı çocuklar ise bu durumdan ötürü kendilerini dahi suçlayabilirler. Çünkü çocukları yetişkinlerden farklı kılan özelliklerden biri de, çocukların neredeyse her şeyin kendileri ile bağlantılı olduğunu düşünmeleridir. Bazı çocuklar ise sahip olduğu şeylerden mahrum kaldığı ya da mahrum kalma ihtimali nedeniyle öfke, gerilim ve hatta zaman zaman utanma duygusu yaşarlar.
Bu durumlarda çocukların ihtiyaç duyduğu en önemli şey kendilerinin (ve sizin) iyi olacağınız konusunda bolca güvence almaktır. Çocuğun, bunun yetişkinlerin çözümlemesi gereken bir durum olduğunu ve kendisinin bu sorunda yalnız bırakılmayacağını ve bu sorunu çözmesinin beklenmediğini kavraması çok önemlidir.
Çocuğa işinizden ayrıldığınız için üzgün olduğunuzu, ancak işleri yoluna koymaya çalışacağınızı ve hepinizin iyi olacağını açıklamanız doğru olacaktır. Ancak hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair sözler vermemeye de özen göstermelisiniz. Unutmayın ki bu durumu yaşayan ailelerin çoğu bazı değişiklikler yapmak zorunda kalmaktadır. Bu nedenle değişiklik olmayacağına dair söz vermek yerine, yetişkin olarak işleri yoluna koymaya gayret ettiğinizi, buna rağmen bazı değişiklikler yapmanız gerekmesi halinde bunları öncelikle kendisine açıklayacağınızı belirtebilirsiniz.
Anne-baba güvenilir olmalıdır, ancak duygularınıza ilişkin tüm ayrıntıları da çocukla paylaşmanız gerekmez. Tüm bunlar çocuğa çok ağır gelebilir ve kafasının karışmasına neden olabilir. Tek dayanağınızın çocuğunuz olmaması için, sorunlarınızı paylaşabileceğiniz yetişkinler olmalıdır etrafınızda. Çocuğun yanında biraz ağlamanız da sakınca olmayabilir ama onu tüm duygularınıza maruz bırakmak da gereksizdir.
Öte yandan işten çıkarılmanız çocuk açısından önemli bir yaşam dersi oluşturabilir. İşsiz kalma sürenizin nispeten kısa –altı ay ile bir yıl arasında- olması ve sonunda işleri yoluna koymanız durumunda, çocuklar için faydalı bir örnek teşkil edersiniz. Böylelikle onlara şu mesajı vermiş olursunuz: “İnsan hayatta zorluklarla da karşılaşabilir, ancak bu zorluklarla baş etme yolları da mevcuttur ve zorlukların üstesinden gelerek, yeniden ayaklarımız üzerinde durmayı başarmamız mümkündür”.



