Sizden Gelenler_EBRU HOŞCAN

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

Merhaba, ben Ebru Hoşcan. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu'nda Müdür beyin Özel Kalemi olarak görev yapmaktayım. Aynı zamanda Süleyman Demirel Üniversitesi Şarkikaraağaç Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Mezunuyum ve şu anda Marmara Üniversitesinde görev yapan Havva ALTAŞ' öğrencisiyim. Öncelikle ben de sizin hazırlamış olduğunuz bu siteye büyük ilgi duyarak takip ediyorum ve sizi çok başarılı buluyorum ve sizin bu özverili çalışmanızı tebrik ediyorum...

...ve bende  sizin ilginize güvenerek bir yazı oluşturdum incelemenizi temenni ediyorum. Saygılar.


"Merhaba, ben Ebru Hoşcan. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu'nda Müdür beyin Özel Kalemi olarak görev yapmaktayım. Aynı zamanda Süleyman Demirel Üniversitesi Şarkikaraağaç Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Mezunuyum ve şu anda Marmara Üniversitesinde görev yapan Havva ALTAŞ' öğrencisiyim. Öncelikle ben de sizin hazırlamış olduğunuz bu siteye büyük ilgi duyarak takip ediyorum ve sizi çok başarılı buluyorum ve sizin bu özverili çalışmanızı tebrik ediyorum. Günümüz koşullarında sekreterlik mesleğinin günlük yaşamda ve toplumda aldığı birçok eleştiriye çok zaman başkaldırmış bir büro yöneticisi ve sekreter olarak böyle bir site hazırlamanız beni ve benim gibi düşünen arkadaşlarımı çok sevindirdi ve benim ilgimi daha da yoğunlaştırmama sebebiyet verdi ve bende  sizin ilginize güvenerek bir yazı oluşturdum incelemenizi temenni ediyorum. Saygılar. "

YÖNETİM,  İŞGÖREN İLİŞKİLERİ VE VERİM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ


Öncelikle yönetim dendiğinde aklımıza gelen en belirgin kavram; “Sürekli değişen çevre faktöründe sınırlı kaynakların en etkin bir şekilde kullanılarak, organizasyonun ve bu organizasyon içindeki bireylerin amaçlarına  ulaşmak için işbirliği ile üretim yapmaktır denilebilir. Aynı zamanda yönetim kavramı; bir grubun bir araya gelerek çalışması, beşeri olması iş bölümü ve paylaşımı gibi uzmanlaşmayı hedef alması sebebiyle  evrensel ve hiyerarşik bir yapıya  sahiptir. Yönetimin en belirgin özellikleri içerisinde de beşeri (insani) ilişkilerle ast ve üstlerin bir bütün arz ederek hiyerarşik bir yapıya uyumlu bir şekilde işlerin dağılımını gerçekleştirmesidir. Özellikle çağdaş yapıya sahip işletme ve özel ya da resmi kurum ve kuruluşların yönetiminde sermayeden veya diğer kaynaklardan çok, insan yani çalışan bireyin dolayısıyla insan ilişkileri ve iletişimi daha çok ön palandadır. Bunun sebebi de yönetici, işletme hedeflerine en etkin bir şekilde ulaşması açısından insan öğesinin yardımına ve desteğine ihtiyaç duymasıdır. Bir kurum veya kuruluştaki yöneticilerin ilk hedefi kurum içerisinde çalışan insan faktörünün amaçlarını, hedeflerini ve iş üretimindeki kapasitelerini belirlemesi olmalıdır. Bu sayede çalışan personelinin beceri ve yeteneklerini tespit ederek daha etkin olarak verimi arttıran iş bölümünü gerçekleştirme fırsatını yakalamış olur. 

Tüm işletmeler ve her türlü resmi, özel kurum ve kuruluşların iyi bir yönetime sahip olması açısından en önemli faktör işgörenin tutum ve şirket içerisindeki ilişkilerini, iletişimini etkileyen  davranışlarının tespiti olmalıdır. Çünkü yönetimde insan faktörünün önemi yadsınamaz bir yerdedir. Yönetimde öncelikle işgören ve işveren arasındaki  güvensizlik ortadan kaldırılmalıdır. Güvensizlik yaratan diyalog ve davranışlar yapılan çalışma açısından o işletmenin başarı düzeyini etkiler ve bunun sonucu olarak da iş de başarı eksikliği, verimsizlik ortaya çıkar. Yönetim anlayışı insan ilişkileri ve iletişimi üzerinde bilgi sahibi olduğu sürece örgüt içerisinde uyum ve başarı ön planda olacaktır. Şöyle ki;  örgüt sosyal bir sistemdir bu örgütün içerisindeki çalışan bireyde sosyal bir varlıktır. O halde bir örgütte insan sorunlarının iş verimine engel olduğu bir gerçektir.Verimin arttırılması için yönetimin insan sorunları üzerinde durması önemlidir. Yönetimde bireylerin davranışları yönetici tarafından iyi bir şekilde gözlenmeli ve bireylerin tutum, davranışları olaylar karşısındaki tepkileri incelenerek örgütteki insanın eksik olan ihtiyaçları en aza indirgenmelidir.  Bu durumda da işgören arasındaki eşitlik ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır. Gözlem sonucunda ortaya çıkan en belirgin ihtiyaçların başında ise ; çevresel ihtiyaçlar, güvenlik tedbirleri, sevgi saygı, değer verilme, yönetime katılma,düşüncelerini özgürce ifade edebilme ve ücret gibi etkenler ortaya çıkmaktadır. 

İş ortamları insan gereksinimlerini karşılayacak şekilde düzenlendiği takdirde uyumlu, huzurlu çalışan bireyler artarak o işletmenin verim düzeyi de yükselecektir.  Her işletmede işgörenlerin yapmış olduğu işlerle ilgili beklentileri de vardır ve bu beklentilerin en iyi şekilde gerçekleşmesini isterler. Bu isteklerin en başında da işgörene verilen işin onun yetenek ve becerilerine uyum sağlamasını beklemeleridir. Kısacası; işgören yaptığı işten tatmin olmalıdır. Tatmin olunan bir iş ve iş ortamında çalışmakta iş verimini yükseltecektir.

Eğer işgören de tatminsizlik, isteksizlik varsa bu işletmede verimsizlik iş kapasitesinin düşüklüğü, işlerin yavaşlaması, disiplinde eksiklikler ortaya çıkmasına sebebiyet verir.  

İş yerlerinde verimi arttırıcı etkenlerden bir diğeri de ücret faktörüdür. Bireylerin işe olan teşviklerini arttırarak işgörenin daha rahat bir ortamda ihtiyaçlarını karşılamasını sağlar. Böylece daha iyi yaşam standardı içinde çalışan insan kendi verimini arttırdığı gibi örgütün verim düzeyini de arttırır. İşgörenin kendini güvencede hissederek çalışmasının en belirgin yanı kişinin emeğinin karşılığını alması ile yakından ilgilidir. 

Tüm bunların yanında işgörenin iş yerindeki verimini etkileyen özellikler içinde personel yani çalışan motivasyonunda ve çalışma ortamının düzeni de önemli faktörlerdir. Bir örgütte çalışanın motivasyonunu arttırmak pek çok yöntemle gerçekleştirilebilir. Bu yöntemler yönetim yani üst tarafından doğru bir şekilde  ele alındığında ve uygulamaya geçildiğinde çalışan birey üstünde olumlu etkiler yaratır. Bir örgütteki olumlu düşünceler olumlu davranışlara sebebiyet verir  ve böylelikle beşeri ilişkilerin gelişmesine  katkıda bulunur işverenin çalıştığı ortamın fiziksel özellikleri işin uygulanabilirliği açısından büyük öneme sahiptir. Yönetimin çalışan bireye  fiziksel özellikleri (sıcaklık, gürültü v.b.) iyi bir çalışma ortamı sağlaması hem bireye verdiği değer hem de verimi yükseltme açısından önemlidir. Böyle bir ortamda da insancıl ilişkiler olumlu bir şekil kazanacaktır. 

Bilindiği üzere iletişim ; “en az iki kişi arasında bir bireyden diğerine bilgi, beceri ve yeteneklerin aktarılması, ifadelerin anlamlandırılması, ve bunların paylaşılması” olarak tanımlanabilir. İletişim sözlü ve yazılı olarak ifade edilebilir. Genellikle işletmelerde sözlü iletişim kullanılır. İletişimin doğru ve etkin kullanımı iş ortamında üretimin gelişimine destek olur. İletişim işletmelerde, tüm birey ve grup ilişkilerinde  dikkat edilmesi gerekli bir konudur.  Özellikle yönetici ve çalışan birey arasındaki iletişim örgütte vazgeçilmez bir öneme sahiptir . Çalışan bireyin kişiliğini, düşünce ve davranışlarını  en iyi şekilde anlamaya yarar. İletişimi doğru kullanan sağlıklı bireylerden oluşan örgüt sağlıklı ekip çalışmasını hakim olacağından iş başarısı yükseltir. İyi bir iletişim ile tüm çalışanların özgür düşünceleri ifade ortamı yaratır ve böylelikle  çağdaş işletmelerin hedeflediği kriter olan çalışan bireyin yönetime katılımı gerçekleşmiş olur. Yönetime katılan bir işgören ise fikir alma fikir beyan etme gibi özellikleri en iyi bir şekilde kullanma imkanı bulduğu için kendine olan güveni artar ve işini severek kendine güvenerek düzenli bir sorumluluk bilincinde yapar.  

Sonuç olarak diyebiliriz ki; katılımcı bir yönetim sistemi katılımcı bireyler demektir. Katılımcı yönetim sistemi de bireylerin iş ve iş ortamından kaynaklanan sorunların daha sağlıklı çözüm yolları bulunarak ortadan yok edilmesini sağlar. Örneğin; bir iş yerinde gruplar halinde yapılan tüm araştırmalar, çalışmalar ve üzerinde durulan konular hakkında gelen çeşitli öneriler, o iş yerindeki iş başarısını etkiler. Yönetime katılımın desteklendiği iş yerlerinde çalışanın beceri ve yeteneklerinin geliştiği, üretimin yükseldiği verimin arttığı gözlemlenebilir.   

Ebru HOŞCAN

Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu

Bu Yazıyı Ekle

Facebook   
 
Giriş Formu
Her Gün İki Söz

Türkçe Sözlükten :   konut dokunulmazlığı   isim, hukuk Belli hukuki şartların dışında, kişilere ait konutlara girilememesi, arama yapılamaması ve eşyaya el konulamaması hakkı.

Yabancı Sözlükten :   amnezi    Fransızca amnésie tıp "1. Büyük sarsıntı, humma vb. yüzünden belleğin bozulması veya kaybolması biçiminde beliren ruh hastalığı, 2. Belleğin kısa bir süre durup işlememesi." anlamlarındaki bu söz için Kurumumuzca bellek yitimi karşılığı önerilmiştir.

Bir Yazım Kuralı : Kitap adları ve yazı başlıkları cümle içerisinde tırnak içine alınır: Yahya Kemal'in bazı şiirleri "Kendi Gök Kubbemiz" adı altında çıktı.(Ahmet Hamdi Tanpınar)