HELLO, MAY I HELP YOU? (Merhaba, Nasıl yardımcı olabilirim?)
CONVERSATION 1 (KONUŞMA 1)
Secretary (Sekreter):
İyi günler, Emka Holding.
Caller (Arayan):
Hello. Do you speak English?
(Merhaba. İngilizce konuşabilir miyiz?)
Secretary:
Yes. May I help you?
(Evet. Nasıl yardımcı olabilirim?)
Caller:
Great! This is Alice Grayson from hometools fabric in London.
I’m calling to talk Mr. Sönmez. Is he there?
(Harika. Ben, Alice Grayson Londra’daki ev aletleri fabrikasından arıyorum. Ordaysa, Bay Sönmez’le görüşebilirmiyim?)
Secretary:
Hold on, please.
(Hatta kalın lütfen)
Sekreter, Bay Sönmez’e Alice Grayson ile görüşüp görüşmeyeceğini sorar. Eğer, Sönmez konuşmak isterse Grayson’ı doğrudan Sönmez’e bağlar. Sönmez uygun olmadığını söylerse, sekreter Grayson’a dönüp Bay Sönmez’in dışarıda olduğunu, isterse mesaj bırakabileceğini ifade eder. Nasıl mı?
Secretary:
Sorry. He is not here now. Could you want to leave message for
him?
Caller:
No! It will be very good for me, if he call me when he turn back.
(Hayır. Geri döndüğünde beni ararsa sevinirim.)
Secretary:
Okey. Bye.
(Tamam. Hoşçakalın)
Caller:
Bye.



