Konuşmada Etkinlik
Konuşurken, dinleyicilerin yüzüne bakın. Onlarla rahatsız etmeyecek ölçüde, ancak mümkün olduğunca çok göz ilişkisi kurun.
Canlı olun. Yüzünüz, ilginizi yansıtsın. Donuk ve ifadesiz görünmeyin.
Kendinizle ilgili ya da kendinize özgü bilgi aktaracağınız ya da öneride bulunacağınız zaman bunu "ben", "benim", "bana göre" biçiminde belirtin. Kendinizi ortaya koymaktan çekinerek, "herkes", "bazı insanlar" gibi sözler kullanmayın.
Bir düşüneyim, sen yarın yine bir uğra, biz sizi ararız gibi cümleler birer atlatma mesajı olarak algılanabilir. Bu nedenle elden geldiğince evet ya da hayır ilkesine uyarak açık sözlü ve dürüst cevaplar verin.
Kullandığınız sözcüklere dikkat edin. Karşınızdakinin anlayabileceği düzey ve dilde konuşun.
Gaf yapmaktan, başkasını incitecek sözler söylemekten kaçının.
İsimleri aklınızda tutmaya çalışın. Beyefendi, Hanımefendi gibi genel hitaplar, isimler kadar etkili değildir.
İsimleri doğru telaffuz edin. Örneğin Atila mı, Atilla mı?
Karşınızdakine tercih ettiği isimle hitap edin. Örneğin, Defne Esra Yazıcıoğlu isminde bir kişiye hitap ederken, hangi ön adı tercih ettiğini öğrenerek, buna göre "Defne Hanım" ya da "Esra Hanım" diyebilirsiniz.
Mizah yaparken dikkatli olun. Mizah ölçünüz diğerleri için üzücü olmasın. Irk, din veya bedensel özürler gibi konularda yapılan mizah her zaman kırıcı olur.
Konuşmanızı uygun yer, zaman ve konuda yapmaya özen gösterin.
Diğerlerine sorular sorarken kendinizi onların yerine koyun.
Her düşündüğünüzü söylemeyin. Bu, düşündüğünüzü asla söylememek kadar zayıflıktır.
Abartılı konuşmayın. Bu sizi "mantıksız" gösterebilir.
Kullandığınız sözcük ve neyi simgelediği arasındaki bağlantı, dinleyici için de aynı şeyi ifade etmelidir.
Zaman kısıtına dikkat edin. Zaman kısıtı konuşma amacınıza ulaşmanıza engel olur. Bu nedenle, dinleyicinin zaman konusunda bir kısıtı olup olmadığını öğrenmeli buna göre davranmalısınız.



